07 Ocak 2010

Ne güzel güldün…

Yalandanda olsa

Ne güzel güldün o akşam bana…
teşekkürler hayat, verdiğin her şey için
hayatın sesi ve kelimelerim
düşüncelerim, ettiğim kelamlar,
annem, dostlarım, kardeşim ve parlayan güneş
ve aşkın izleri için

teşekkürler hayat, her şey için;
yıkıntılardan kendimi yeniden yaratabildiğim
ve yeniden hayata sunabildiğim için
kahkahalarım, göz yaşlarım

her şey için teşekkürler…

21 Aralık 2009

Unutur (mu)sun?

Unutursun içim yana yana…

Unutursun…

Ne güzel demiş şarkıda unutursun diye…Zaman basıp kanayan yarana unutursun, unutursun…

Eğer ki rüzgar, yağmur, dalga olmazsa izler hiçbir zaman silinmez olduğu gibi kalırlar. İzlerin kendiliğinden silinmesini bekledikçe o izler artık fay hattı gibi içine işler. Yapman gereken sadece kendini rüzgarin esintisine, yağmurun ıslaklığına, dalganın seni sürüklediği yere götürmesine izin vermek. Ha bu seni bir kayanın tepesine fırlatarak kemiklerini de kırabilir, çok güzel bir sahile de bırakabilir…

En güzel sahillerde olmak dileğiyle…

18 Kasım 2009

Hayat ve Kayıplar!

Zaman ilerledikçe inceden kayıplar başlar insanların hayatında. Bu kayıplardan bir ders çıkarmak insanı olgunlaştırır. Yapılan seçimlerde daha dikkatli davranmasını sağlar.Hayatın doğası gereği onu yaşanır kılan hiç şüphesiz arkadaşlar, dostlar, aile, sevgili diye devam eden bir sürü sevgi bağıdır.

Mutlu anların da bir arkadaşınızın size bir zararı ya da kötülüğü dokunmaz. Bu yönünü karşınızdaki size mutsuz olduğu anlarda gösterir. Dost dediğin zaten insanın hayatında ya bir ya da iki tanedir. Daha ileri gitmez. Siz dostlarınızın birden fazla olduğunu düşünseniz de hayat bunun doğru olmadığını size gösterecektir.

Birine güvenmenin gitgide zorlaştığı dünyada çevrenizde ki insanlardan korunmak için ister istemez bazı savunma mekanizması oluşturacaksınız.Çünkü yaşadıkça anlayacaksınız ki öyle ikiyüzlü insanlar var ki başkalarının arkasından atıp tutup, bin bir laf edip daha sonra yüzüne gülücükler saçabiliyor- can ciğer kuzu sarması oluyor- sanki hiçbirşey dememiş ve olmamış gibi! Öyleleri var ki saçma sapan sebeplerle dostunu silebiliyor. Ne kadar çabuk yakın olabiliyorsa bir insana o kadarda çabuk soğuyabiliyormuş güya…Öyle çıkarcı insanlar var ki sadece mutlu olduğunuz anda, ona yardımcı olduğunuz anda yanınızda oluyor ve istediğini vermeyince ve aynı zamanda işine gelmeyeni duyunca ona göre sizden kötüsü olmuyormuş..Öyle çekemez insanlar var ki “Sen nasıl yapıyorsun?” “Ben nasıl yapamam?” diyerek kendi hayatlarını içten içe karartıyorlar.Oysa bilseler ki her insanın iyi olduğu bir alan var ve bunu bilerek bir adım atsalar-çekememezlik yapmasalar- herşey daha farklı olacak.Öyle insanlar var ki karşısındakini egale etmek için moralini bozmaya çalışıyor.Güya arkadaş destek yerine köstek oluyor.Moralini bozup onun üzerinden basıp geçeceğini düşünüyor! Öyle insanlar var ki sadece bir kağıt parçası olan diplomada en yüksek notu alabilmek için herşeyi yapabilecek durumda.Bilmiyorlar ki hayat sadece diplomadan ibaret değil. Asıl olay mezun olduktan sonra başlıyor.Sen istediğin kadar en yüksek notu al ama insanlıktan yoksunsan bir hiçsin!Koskocaman bir hiç!

Dostluğun sırrı neşeyi kederi paylaşmaktan geçer. Çıkar beklenen dostluklar bir kalemde biter.Çünkü gerçek dostluklar çok zor kurulur ve emek ister.Karşındaki dostluğunu hak etmiyorsa yol verirsin tıpış tıpış gider. Çünkü hiçlerle senin işin olmaz bilirsin!